Hd Nedir ?

High Definition standart resim görüntüleme teknolojilerinin çok üzerinde kalitede resimleri saklayabilme ve görüntüleme imkanı sunar. HD, resimlerdeki piksel sayısını artırarak daha hızlı resim oluşturma ve ekran titreşimlerini engelleyebilmek için en iyi tarama yöntemlerini kullanmaktadır. Bu teknolojinin hedefi resimleri tüketiciye en yüksek kalitede gösterebilmektir.

HD Video Standartları ilk defa televizyon piyasasında tanıtılmıştır. Aslında ilk HD teknolojisi kullanılan yayın 1989 yılında, Japonya’da gerçekleştirilmiştir. Üreticilerin bu yüksek teknolojiyi elektronik ürünlerde de tüketicilere sunma isteği, ancak teknisyenlerin standartlaştırma yönünde yıllarca süren çalışmalar sonucunda mümkün kılınmıştır.
HD Görüntüleme nedir?
HD Teknolojisi standartlaştırıldıktan sonra, High Definition kalitesiyle izleme imkanına sahip olmaları tüketiciye önerilmeye başlandı. HD Görüntüleme (veya HD-Uyumluluk) televizyon ve videolarda bu teknolojiyi sunmaktadır. Bu taşınabilir cihazlarda görüntü ve ses kalitesi olağanüstüdür; gerçek ses kalitesi, belirgin resimler, ve zengin detaylarla yüklüdür.

HD Görüntüleme teknolojisi başta geniş ekranlı modeller olmak üzere bir çok dizüstü bilgisayarda mevcuttur.

Bir cihazı HD uyumlu kılan özellikler nelerdir?

Üreticilerin HD standartlarına uygun cihaz üretebilmelerinde üç kriter vardır:

Minimum 720 progressive (720p) veya 1800 interlaced (1080i) ekran görüntüleme formatı 720p ve 1080i gibi yüksek frekanslı tarama formatları yüksek resim kalitesi üretirler. Genel olarak bu yüksek çözünürlüklü formatlar yalnızca pikselleri ekrana aktarmakla kalmaz, aynı zamanda pikselleri daha yüksek kalitede sunarak parlak, belirgin resimler üretirler.

16:9 görüntü oranı özelliği Görüntü oranı ekranda beliren genişlik ve yüksekliği tanımlar.

Tipik bir 4:3 görüntü oranının kare görünümü yerine, geniş ekran tanımlı 16:9 oranı dikdörtgen görünür. Böylece görüntü alanını doldurur. Daha canlı ve gerçekçi bir görüntü sunar.

Dolby Digital Ses Yayın, üretim ve/veya çıktısı dinletebilme özelliği Dolby® Digital, surround ses teknolojisinde en yüksek kaliteli formattır ve video özelliklerinden kalite yitirmeden belirgin çok kanallı audio özelliği sağlar. HD-DVD formatını bilgisayarınızda Dolby® Digital ile dinlemek evde Home-Theatre izlemekle aynı kalitede bir izleme keyfi sağlar. Progressive veya Interlaced Format Video kareleri ekrana yansıtılan bir çok enine hat içerir. Bu hatları tarama ve ekrana aktarma yöntemine tarama yöntemi adı verilir. HD teknolojisi için iki uyumlu formatı vardır: 720 progressive (720p) ve 1080 interlaced (1080i).

Interlaced tarama yöntemi önce tek sayılardaki (1, 3, 5, 7 gibi) hatları ekrana yerleştirir ve akabinde çift sayılardakileri (2, 4, 6, 8 vb.) ekrana doldurmaya başlar. Bu yöntem 1080 adet hattın tamamı doldurulana kadar iki geçiş yapılmasını gerektirir.

Progressive tarama yöntemi ise ardışık bir şekilde 720 enine hattı doldurarak bütün resmi bir anda görüntüler. Bu nedenle Progressive tarama Interlaced taramaya göre saniyede iki katı fazla kare görüntüleyerek aynı zaman içerisinde daha zengin görüntü sağlar. Bütün resim için yalnızca bir tarama işlemi yeterli olmaktadır, resimler daha belirgin ve parlak olabilmekte ve genellikle Interlaced tarama sistemlerine atfedilen görüntüde titreşim durumunu ortadan kaldırır.


Paylaş:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • Live
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter

Universal Stüdyolarında Yangın

Sayısız Hollywood filminin çevrildiği ünlü “Universal” stüdyolarının bir bölümü, büyük bir yangın sonucu kül oldu.Nedeni henüz bilinmeyen yangın, TSİ 14.45 sularında film platolarının birinde başlayıp hızla yayıldı. Birçok plato ve dekoru kül eden yangını söndürmek için 400′den fazla itfaiyeci çaba gösterdi. Söndürme çalışmalarına helikopterler de katılıyor.

Los Angeles kentinin 15 km kuzeyindeki stüdyolardan halen duman yükseliyor. Zaman zaman 30 metre yükselen alevleri söndürme çalışmaları esnasında üç itfaiye eri hafif yaralandı. Stüdyolara yakın bölgelerin, havaya karışan toksik maddeler yüzünden tahliye edilmesine karar verilebileceği belirtildi. 1915 yılında kurulan, en az 100 hektar genişliğinde araziye yayılan stüdyoda zararın milyonlarca doları bulacağı sanılıyor.

Stüdyolar, 1990 yılında kundaklanmış, zarar 50 milyon doları bulmuştu.

Paylaş:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • Live
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter

Ürünlerin Seri Üretim Hikayeleri

Paylaş:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • Live
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter

Asıl tehlike HTML5 mi?

Apple Flash’a savaş açar da Adobe buna kayıtsız kalır mı? İşte Adobe cephesinden sert cevap…
Apple’ın iPhone ve iPad’de uyguladığı Flash kullanmama politikası Adobe’a darbe vurmaya devam ediyor.
Steve Jobs’un Flash’ın hatalara yol açtığına dair açıklamaları ve Adobe çalışanlarını tembellikle suçlaması iki firma arasındaki savaşta son darbelerden biri oldu. Adobe CTO’su (Teknoloji Yönetimi Başkanı) Kevin Lynch blogunda yaptığı açıklamayla kendilerine yöneltilen eleştirileri yanıtladı.
Lynch, Flash’ın önündeki en büyük engelleri HTML5 ve Apple’ın Flash kullanmama politikası olarak tanımlarken, şu an bile iPhone ve iPad’lerde Flash kullanımını sağlayabileceklerini iddia etti.
Herkes kullanırken Apple niye kullanmıyor?
Android, Blackberry, Nokia, ve Palm Pre için çok yakında 10.1 versiyonun piyasaya sürüleceğini açıklayan Lynch blogunda; “Neredeyse piyasadaki bütün akıllı telefonlar Flash kullanıyor, bunu neden iPhone kullanamasın ki?” yazarak Apple ürünleri için hazır olduklarını ima etti.
Adobe’un asıl çekindiği ise Apple değil HTML5. HTML5′in gelecekte Flash’ı tamamen ortadan kaldırma ihtimalini kabul eden Lynch buna rağmen temkinli olunması gerektiğini düşünüyor. Lynch, HTML5′in Flash’ın yaptığı her şeyi yapamadığını söylerken hala web üzerinde %75 oranında Flash’ın tercih edildiğini ve özellikle video konusunda Flash’ın HTML5′ten çok çok daha yetenekli olduğunu söyledi.

Paylaş:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • Live
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter

Veri depolama ve yedeklemede en uygun çözüm

Fujitsu ETERNUS CS Serisi, Tekilleştirme ile Veri Depolamada en yüksek verimliliği sunuyor.
Fujitsu, yeni ETERNUS CS800 veri güvenliği sistemi ile orta ölçekli şirketlere veri depolama ve yedeklemede en uygun çözümü öneriyor.
Dinamik BT Altyapıları vizyonu ile geleceğin veri merkezi altyapılarını kurumların hizmetine sunan Fujitsu veri depolama alanındaki teknolojilerine bir yenisini daha ekledi. Veri güvenliği sistemleri pazarının gözde markası Fujitsu ETERNUS CS için geliştirilen yeni deduplication (veri tekilleştirme) teknolojisi şimdi kurumlara çok ekonomik ve kolay yönetilebilen bir çözüm sunuyor. Kurumların disk tabanlı yedekleme stratejileri için ideal bir çözüm olarak gelen ETERNUS CS’in yeni giriş seviyesi modeli ETERNUS CS800, orta ölçekteki kurumlar için ideal bir veri depolama ortamı sunuyor.

Veri yedeklemenin daha hızlı gerçekleştirilmesini sağlayan tekilleştirme teknolojileri günümüzün veri merkezlerinin tercih ettiği bir özellik olarak dikkat çekiyor. Özellikle kritik iş verilerinin yedeklenmesi için teyp ortamındaki yedeklemeye göre daha seri bir çözüm sunan disk tabanlı yedekleme stratejisi, aynı zamanda yaşamsal öneme sahip verilerin yer aldığı disklerin teyp ortamına aktarılması aşamasında da önemli bir işleve sahip. Basit olarak saklanan dosyaların ortak format özelliklerini göz ardı ederek sadece değişen veriyi depolamaya yarayan tekilleştirme teknolojisi kurumlara iki açıdan önemli maliyet avantajları sunuyor:

Veri tekilleştirme teknolojisi, veri depolama ve yedekleme işlemlerinin ağ üzerindeki yükünü azaltırken; aynı zamanda, veri tabanlarının ve ilişkili diğer dosyaların (instance) tek bir yedekleme kopyasını oluşturarak mevcut disk alanından büyük ölçüde tasarruf etmeyi sağlıyor.

Fujitsu’nun ETERNUS CS tekilleştirme teknolojisi, kurumlara disk depolama alanından % 90’lara varan oranlarda tasarruf etme olanağı verirken, özellikle teyp ortamlarının yönetim maliyetlerinden de çarpıcı oranlarda tasarruf sağlamanın yolunu açıyor.

Fujitsu Türkiye Ülke Müdürü Halit Zaim yeni teknolojinin avantajları hakkında şunları söyledi:
“Sanal Teyp Kütüphaneleri ile gelen veri yedekleme avantajları ve veri tekilleştirme teknolojisi, kurumlara mevcut disk kapasitelerini en ekonomik şekilde değerlendirme fırsatı verirken, ağ bant genişliğinde de büyük bir ferahlama sağlıyor. Fujitsu, tekilleştirme teknolojisini ETERNUS CS serisine entegre ederek, özellikle büyümeye odaklanan ve daha çok disk kapasitesine ihtiyaç duyan fiyata duyarlı orta ölçekli şirketlere ekonomik bir çözüm sunmuş oldu. ETERNUS CS800’ün yenilenen replikasyon becerilerinin ve opsiyonel olarak sunulan teyp entegrasyon özelliğinin esnek çözümler arayan birçok müşterimiz tarafından ilgiyle karşılanacağına inanıyoruz”.

Sistem yöneticilerinin dostu

Sistem yöneticileri için birçok avantaja sahip olan ETERNUS CS800, uzak ofis entegrasyonu özelliği ile farklı yerlerde bulunan güvenli veri depolama ortamlarını tek bir yerden çok rahat yedekleyebiliyor. ETERNUS CS800 veri tekilleştirme özelliği ile replikasyon işlemlerinde bant genişliğinin kullanımını 20’de 1 gibi çarpıcı oranlarda azaltıyor. Uzak ofislerdeki veri depolama ortamlarının yedeklenme işini başarıyla yapan bu cihaz, geniş alan bilgisayar ağının performansına bağlı olarak olağanüstü durum yönetimi kapsamında veri kurtarmaya ilişkin çeşitli senaryoların hayata geçirilmesini kolaylaştırıyor.
Fujitsu ETERNUS CS veri güvenliği sistemleri tamamı pazarın önde gelen teyp kütüphaneleri ve bu kütüphaneleri kullanabilen diğer veri depolama sistemleri ile uyumlu çalışıyor. Yeni ETERNUS CS800, tüm farklı sistem gruplarını ve veri depolama katmanlarını tek bir noktadan izlemeyi kolaylaştırırken, aynı zamanda replikasyon verilerinin yedeklenmesi için bazı otomasyon süreçlerinin tanımlanabilmesini de sağlıyor. Seçimlik gelen Direct Tape Creation özelliği ise verilerin teyp ortamında arşivlenmesine ve uzun vadeli veri depolama işlemleri için gerekli bazı veri saklama kriterlerinin tanımlanmasına yarıyor.

Olağanüstü durum yönetimi için ideal

Özellikle orta ölçekteki işletmeler için maliyet konusu olan Olağanüstü Durum Yönetimi, Fujitsu’nun yeni ETERNUS CS serisiyle şimdi daha cazip hale geliyor. Disk tabanlı veri depolama stratejisi bu alanda gerekli politikaların oluşturulması için ekonomik çözüm sunarken, kullanımı kolay yapısıyla beklenmedik durumlarda hızlı veri kurtarma özelliği ile merkeze uzak veya ayrı veri merkezleri oluşturma ihtiyacını ortadan kaldırıyor.

Mevcut sistemler de kullanabilecek

ETERNUS CS800 ile gelen tekilleştirme teknolojisi, kurumsal ETERNUS CS serisinin yeni modellerinde ve birçok kurum tarafından başarıyla kullanılan mevcut ETERNUS sistemleri için ayrıca pazara sunuluyor. ETERNUS CS1000 – CS5000 veri güvenliği sistemleri, büyük kurumlara sundukları kapsamlı ve gelişmiş güvenli veri depolama özellikleri ile farklı ortam verilerinin başarıyla yedeklenmesini ve gerektiğinde yeniden kullanımını sağlıyor. ETERNUS CS serisi ile gelen gerçek teyp sanallaştırması (True Tape Virtualization), anabilgisayarların (mainframe), açık sistemlerin, NAS cihazlarının ve endüstri standartına sahip birçok yedekleme uygulamasının büyük bir kesimine destek veriyor.

Teyp ve disk ortamlarının yanı sıra tekilleştirme teknolojisinden faydalanan kullanıcılar, kendilerine en uygun Bilgi Yaşam Döngüsü stratejisini oluşturabiliyor; değişik veri güvenliği kural setlerini oluşturarak veri depolama ve yedekleme için farklı servis kalite düzeyleri (SLA) tanımlayabiliyor. Sonuç olarak maliyet avantajlı veri depolama teknolojilerinden en yüksek verimlilik düzeyini elde edebiliyor.

Fujitsu ETERNUS CS veri güvenliği sistemleri için kullanılan tekilleştirme (deduplication) teknolojisi, Fujitsu’nun orta ve büyük ölçekli şirketleri hedefleyen ve hayli kapsamlı Yüksek Veri Güvenliği ürün ailesinin önemli bir kilometre taşını oluşturuyor. Bu teknoloji daha şimdiden sınıfının en iyisi 40 ayrı Fujitsu ürün ve çözümüyle birlikte Dinamik BT Altyapıları oluşturmayı hedefleyen kurumların ilgisine sunuluyor.

Daha detaylı bilgi için:
ETERNUS CS: http://ts.fujitsu.com/eternus_cs
Efficient Data Protection: http://ts.fujitsu.com/data_protection

Paylaş:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • Live
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter

Nvidia Fermi’nin ismi koyuldu


Fermi: İlk ekran kartı isimleri belli oldu.

Nvidia’nın gecikmeli DirectX 11 serisi ekran kartlarının resmi isimleri belli oldu. İşte onlar.

Geforce GTX 480 ve Geforce GTX 470: Nvidia, Fermi mimarisini baz alacak ilk iki ekran kartının ismini duyurdu.

Üretici resmi Facebook sayfasında yeni nesil ekran kartlarını ismini duyurdu. Şimdiye kadarki “GF100″ ismi sadece grafik işlemcisinin ismini temsil ediyor; önceden GTX-200 serisi ekran kartlarını temelini oluşturan GT200 grafik işlemcisi gibi. Karttaki rakamlardan Nvidia’nın isim seçimlerine sadık kaldığı ve ilk olarak üst seviye kartları tanıtacağı anlaşılıyor. Daha sonra orta seviye ve giriş seviyesi kartlar takip edecek. En son seride sıralama GTX-280 ve GTX-260 şeklinde olmuştu.

Lâkin Nvidia kartlar hakkında daha fazla bilgi vermedi. Şimdiye kadar kartların toplamda 512 Shader işlemcisi (CUDA çekirdekleri), 16 geometri birimi, 64 kaplama birimi, 48 ROP (Raster Operation Unit) ve 384-bit bellek arayüzüne (GDDR5) sahip olacağı biliniyor. Ayrıca kartlar 40-nm tekniğine göre üretilecek. Mimari, DirectX 11 ve donanımsal parçalama üzerine geliştirildi.

Nvidia kartların çıkış tarihi olarak Mart 2010′u belirtiyor. Fiyat hakkında bir bilgi yok.

Paylaş:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • Live
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter

Intel’in tanıttığı yeni işlemci serisi kullanılmayan çekirdekleri otomatik olarak kapatarak büyük enerji tasarrufu sağlıyor.

Intel, yeni Intel® Core™ işlemci ailesini tanıttı. Firma, Intel Turbo Boost Technology‘yi de içeren yenilikçi teknolojinin ‘akıllı bilgi işlem çağını başlatacağını’ açıkladı. Akıllı işlemci serisi, masaüstü ve mobil bilgisayarlardan, ATM’lere ve tıbbi ekipmanlara kadar çok çeşitli cihazlara akıllı performans özelliği kazandıracak.

Intel’in işlemci teknolojisini geliştirmek için gerçekleştirdiği yenilikçi çalışmalar ve Ar-Ge yatırımları sayesinde mobilite alanında hızlı gelişmeler yaşandığını belirten Intel Türkiye Genel Müdürü Çiğdem Ertem şunları söyledi: “Mobilite ve mobil İnternet, her geçen gün yaygınlığını daha da artıracak. Bu gelişmelerin yaşanmasında ise Intel’in sunduğu akıllı teknolojilerin rolü çok büyük. Intel sayesinde işlemci performansları giderek artıyor, işlemci güç tüketimi düşüyor, daha az pil ihtiyacı olan teknolojiler hayatımıza giriyor.”

Intel® Core™ işlemci ailesi, grafiğin yaygın kullanılan PC işlemcilerine entegre edilmesinde bir ilki başarıyor. Intel® HD Graphics ile işlemciler, çekici görseller ve akıcı HD video oynatımı sağlıyor. Bu ayrıca, çok kanallı Dolby* TrueHD ve DTS* Premium Suite ev sineması sesini sağlamak açısından endüstrinin ilk entegre çözümü olma özelliğini taşıyor. Ayrıca Intel® HD Graphics, ek bir video kartına ihtiyaç duymadan yaygın kullanılan günlük 3D oyunları destekliyor ve yeni Microsoft Windows* 7 işletim sistemi için tam destek sağlıyor.

2009 yılında krizden etkilenerek, bir durgunluk yaşayan bilişim sektörünün 2010’un ikinci yarısında toparlanmaya geçmesini beklediklerini belirten Çiğdem Ertem, ekonomik krizden artık daha az bahsetmeye başlayacaklarını ifade etti.

EKONOMİK KRİZDEN DAHA AZ KONUŞACAĞIZ
Ertem, “Henüz yılın çok başında olmamıza rağmen ufukta daha iyi günlerin bizi beklediğini ve artık, ekonomik krizden daha fazla bahsetmeyeceğimizi düşünüyorum. Sektörün 2010 yılının ikinci yarısında toparlanmaya geçmesi, 2011 yılında da tekrar çift haneli büyüme rakamlarına ulaşması bekleniyor.

“Telekom yatırımları, sosyal ağların gelişimi ve 2009’da hayatımıza giren 3G teknolojisi sektörümüz için önemli bir fırsat. Intel de, insanlığı geleceğe taşıma vizyonunun bir parçası olarak, bu gelişim ve girişimlerin her alanında öncü ve lider konumu ile var olacak” dedi.

Intel’in ödüllü “Nehalem” mikromimarisine dayanan 2010 Intel® Core™ işlemci ailesi, ihtiyaca göre performans sağlayan akıllı Turbo Boost Technology’yi de içeriyor. Bu yeni masaüstü, mobil ve gömülü işlemciler, müzik, oyunlar, videolar, fotoğraflar, sosyal ağlar ve yaygın olarak kullanılan diğer zorlu uygulamalarda akıllı bir şekilde performans gösteriyor. Kullanıcılara ihtiyaç duyduklarında performans sağlarken, ihtiyaç duymadıklarında işlemci çekirdeklerini kapatarak enerji tasarrufu sağlıyor ve enerji tüketimini azaltıyor.

Ayrıca, tümüyle yeni 2010 Intel® Core™ işlemcilerin kullanıldığı çok ince dizüstüler, bir inçten daha ince sistemler için performans, şıklık ve uzun pil ömrü dengesini sağlıyor. Yeni işlemci ailesi, masaüstü ve mobil bilgisayarların yanı sıra bilet kiosk’leri ve kendi kendini kontrol eden makineler, ATM’ler, dijital levhalar, tıbbi ekipmanlar, iletişim ekipmanları ve endüstriyel makineleri de içeren, daha akıllı bağlantılı dünyadaki PC gibi çalışan çok çeşitli cihazlarda da kullanılabiliyor.

Bu sayede bir banka veya perakende mağazasındaki sistem sahipleri, ATM’lerini, kiosk’larını ve akıllı yazar kasalarını daha iyi yönetebilecek. Söz konusu cihazlar iş yükünü optimize edip enerji tasarrufu sağlamanın yanı sıra bağlandıkları ağı uzaktan yönetebilme ve daha etkin reklam kampanyaları için video analitiğine dayanan ölçümleri toplayabilme gibi becerilere sahip olabilecek.

Paylaş:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • Live
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter

Microsoft’tan vazgeçen koca ülke…

Openoffice Microsoft’u Danimarka’da saf dışı bıraktı
Önümüzdeki Nisan ayı ile birlikte Danimarka’daki devlet kurumları iletişimi Microsoft ile değil ODF formatı ile gerçekleştirecek.

4 yıl süren görüşmelerin ardından parlamento, “Open Document Format” yani Openoffice kullanılması hususunda karar verdi.

Teknoloji bakanı olan Helge Sander yaptığı konuşmada açık kodun gelecekte çok daha önem kazanacağını söylerken gerekli geçişin sağlanması için yürütülen çalışmaların hızlanacağını ekledi.

Alınan karara göre ODF kullanımına geçişte ulusal kurumlar öncelik sahibi. Bu kurumların ODF’ye geçişinden sonra ise sıra yerel kurumlarda olacak.

Paylaş:
  • Print
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • Live
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter